Kefirli Hayat

Mehmetin midesinde problem var ve hergün ilaç kullanır(dı). Kefir içmeye başlayana kadar. Ben 15 gün evde olmayınca, kefiri bozulmasın diye 1 litre süt içinde buzdolabına koyup, mayalanmasını yavaşlattım. Bu şekilde 1 aya kadar dayanıyormuş. Mehmet marketten kefir almaya üşendiği için 15 gün boyunca ilaç kullanmak zorunda kalmış. Psikolojik etki olduğunu sanmıyorum. Benim midemde de büyük bir rahatlamaya sebep oluyor. Yoga Hocam kefiri keçi sütüyle kur dedi. (Allam ne sosyetik oldum ya, Yoga Hocam bile var:) Deneyeceğim. Sanırım Migros'ta satılıyormuş. Bir karar daha aldım. Artık pastörize süt kullanmak istemiyorum. Bugün Gündönümü'nden Aysun Hanım'a mail attım. İş yerim dağıtım güzergahında ise çiğ süt alacağım. Kefirimi pastörize sütle yapmak istemiyorum. Sağlıklı yaşam gurusu mu olucam nedir, yediğim her şeyden işkillenir oldum.

Beslenme Bülteni

Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın sitesi
Ben hem akıl hem beden sağlığımızın çok ciddi tehlikede olduğunu düşünüyorum. Bu sadece çevre kirliliğinden kaynaklanmıyor, insanların kirlenmesinden de kaynaklanıyor. Özellikle bilim insanlarının. Prof. Dr. Ahmet Aydın'ın kirlenmemiş nadir insanlardan olduğunu düşünüyorum.

Funda sitesini bildirdiğin için çok teşekkürler.

Kardeşlik

Ablamın varlığı bana büyük bir güven veriyor. Yaman'ın da bu güveni hissetmesi için bir kardeş mi yapmalı diyorum. Sonra düşünüyorum da erkeklerin böyle bir duyguya ihtiyaçları yok ki. Yaman böyle iyi.

Okumalar


Aslında bu kitap geçen yaz tatilimin kitabıydı. İlk bir kaç sayfasını okuyup, okuduğum yerde bıraktım. Zamanı değildi. Aman işte ezber söylemdir. Bir kitabı okuyamıyorsan, henüz erişmememişsindir. Yaşamın seni o kitaba hazırlaması, eriştirmesi gerekir, falan feşmekan.

"Resmi öğrenmek gerekir, söylemek istediğin bu mu? diyorsun. Evet, ama yalnız resim yapmak için değil, resme bakmak, resmi anlamak, resim üzerine konuşmak, hatta resmi evinin duvarına asmak için de."

Böyle yazıyor kitapta. İşte bu bir yıl resmi az da olsa öğrenmeye çalıştım. Sadece bu kitabı okuyabilmek için değil. Sadece Yaman'a resmi tanıtmak ve sevdirmek için de değil. Sırf bunun eksikliğini hissettiğim için. Bir resim kültürü oluşturabilmek için. Resmi tıpkı müzik gibi yaşamımıza taşıyabilmek için. Belki de, tıpkı bir şarkı mırıldanır gibi, bir kuş çiziktirebilmek için.

Önceliği daha çok ressamları tanımaya, eserlerine bakmaya, akımları öğrenmeye verdim. Henüz resmi anlama aşamasında değilim. Ancak bu geçen bir kış boyunca öğrendiklerim sanırım beni bu kitaba hazırladı. Tatilde kitabı, geçen yıl bıraktığım yerden aldığımda su gibi akıp gitti. Nasıl bittiğini anlamadım. Ancak kitabı bir kez de internet eşliğinde okuyacağım. Ressamların, heykeltraşların eserlerine Ferit Edgü rehberliğinde bakacağım. Bir yandan da resimlerin asıllarını göremediğime hayıflanacağım elbet.

Özel Not: Görsel Yolculuklar. Her yerde arıyorum. Bulamıyorum. Bulanın 40 Yıl kölesi olurum.

Tatil Trendleri

Mayo ve bikinilerde değişen bir şey yok. Sırf desen farklılıkları. Gerisi aynı. Ama tesettür mayolarda büyük değişiklikler var. Suya girince balon gibi şişen, o klasik mayolar, yüzdeyüz kapalı hanımlar tarafından hala tercih ediliyor. Ancak bir de saçı açık ama vücudunu göstermek istemeyen bayanlar için yeni modeller çıkmış. Altı mayo kumaşından yarım veya tam tayt, üzeri gene mayo kumaşından Pakistanlıların giydiği gibi tunik mayolar. Yalnız bence en büyük değişim 17-25 yaş arası oğlanların giydiği, uzun deniz şortlarında. O ne desenler, o ne renkler. Ben bile dayanamadım, kendime bir oğlan şortu aldım. Antibakteriyel, çabuk kuruyan. Feci güzel. Fakat bu yılın en önemli keşfini Ayvalık Koylarını gezen bir teknede yaptım. İki güzel kız, denizden her çıktıklarında, bir sprey çıkarıp, hem kendi yüzlerine, hem sevgililerinin yüzlerine sıktılar. Gözlerimi kısıp zoom yaptım. Fakat o ne? Sarıkız Doğal Maden Suyu Spreyi. Anam meğersem cildi güzelleştiriyormuş. Bütün Ayvalık'ı, Edremit'i, Akçay'ı talan ettim bulamadım. Bok var sanki. Al bir şişe maden suyu yıka yüzünü. Ama olur mu? Tüketiciyim ya. İlla spreyini bulacam. Neyse Kadıköy'de de bulamazsam, plastik bir sprey şişesi alıp, içini maden suyuyla dolduracam, koyacam buzdolabına, her sabah sıkacam yüzüme, rahatlıycam. Öfff. Böyle kızsal şeyler beni öldürüyor. Hevesleniyorum ama bu da bir alışkanlık meselesi. Üçüncü günü unutuyorum gidiyor. Yüzüme su ve sabundan başka bir şey değmediği için erkenden buruş buruş olucam. Hınk.

Not: Geçen sene Elif Anatol'a UV filtreli deniz t-shirti giydiriyordu, böylece çocuk kreme boğulmuyordu. Thcibo'ya bu t-shirtlerden gelmiş. Dün aldım, bugün kargo ile göndereceğim.

Yaşasın! Tatil Bitti!


Başlıktan anlaşılmıştır. Berbat bir tatildi. Uzunluğu her şeyi daha da berbat etti. Neyse ki bitti! Küçük Bey dönmedi. Ayrı kalmamız iyi olacak. Birbirimizi çok yıprattık. Yaman isteklerinde arsızlaştığı bir dönem geçiriyor. Bense çocukların arsızlığını çoktan unutmuşum. Gene bir sürü sorgulamalar, iç sesler, kendini yargılamalar, boşa koymalar, doludan taşmalar. Saçmaydım. Rukiş gitti. Benim dağıttıklarımı toplamaya. Annelik benim kaldıramayacağım kadar ağır. Yaman'ı çok seviyorum ama anne olmamalıydım. Bu Yaman'la değil, tamamen benimle ilgili bir hesaplaşma. Uygun değilim. Neyse. Uzatmanın, saykoya bağlamanın alemi yok. Bu tatilden çıkardığım dersler sonucunda yeni kararlar aldım. Buraya yazmalı ki unutulmasın.

-Bir daha yaz tatiline gidilmeyecek. Yaz tatili için ayrılan para Yaman'ın bir yaz okuluna gitmesi için kullanılacak.

-Yazdeniz hasreti hafta sonları adalarda giderilecek.

-Tatil sadece bahar ve kış aylarında, 3-5 günlüğüne, Yaman'la veya anne-baba-çocuk şeklinde, yerleşik değil, gezgin olarak planlanacak.

Ehhe :)


Holiday - Scorpions